Yaşlanmak Yeni Hedefler Bulmak İçin Engel Mi?

Geçen gün çok sevdiğim ama asla denemeye cesaret edemediğim bir konu olan mağara keşfi (cave exploration) hakkında bir belgesel izledim. İzlerken bir keşif ekibinin lideri Bill Stone dikkatimi çekti. Bugün Bill hakkında biraz konuşacağız.

Bill’in 30 yıldır sürdürdüğü bir hayali var: Meksika’daki Cheve Mağarası’nın en derin noktasını keşfetmek. Ekibiyle defalarca keşif yapmasına rağmen henüz bu hayalini gerçekleştirememiş. Çünkü bu sıradan bir mağara değil, bazılarımızı yalnızca fotoğraflarının bile rahatsız edebileceği yüksek ve dar alanları barından rota tam 11 km uzunluğunda. Yani hataya yer yok. Keşif ekibini yöneten Bill aylarca süren tedarik, ekipman hazırlığı ve planlamanın sorumluluğunu taşıyor.

Bill Stone

Bill keşif boyunca 1,5 km derinliğe inen 11 km uzunluğundaki mağaranın içinde haftalarca bir ileri bir geri gidip geliyor. Bu gidiş gelişlerin arasında ekibi koordine etmek ve mağara derinliklerine gıda ve ekipman takviyesi planlamak da onun işi. Yani her anlamda sırtında epeyce yükle hayalinin peşinden gitmek için büyük bir motivasyona, fiziksel ve psikolojik güce sahip. Fiziksel açıdan oldukça zorlayıcı olan bu serüvende Bill kaslarına ve bilişsel becerilerine güvenmek zorunda. Vücudu kadar beyninin de yeterince kuvvetli olması lazım ki bu büyük planın herhangi bir aşamasında hata yapmasın. Bill’in ikisine de fazla fazla sahip olduğu ortada. Ve tüm bunları yapan Bill 68 yaşında (sağda).

Bill Stone, mağara kaşifi ve keşif lideri, Cheve Mağarası’ndaki günlük olayları not almak için mağara telsizine bağlanıyor. (National Geographic/Kasia Biernacka)

Bill keşif gezisinin sonunda 30 yıllık hayalini yine gerçekleştiremedi. Haftalar süren keşfin ardından mağarada yeni rotalar ve salonlar bulsalar da bir çıkış bulamadılar. Benim ilgimi bu sonuçtan çok Bill’in tepkisi çekti: “Girişten çıkışa tüm keşfin tamamlandığı o özel anda burada olmak istiyorum. Çok özel olacak ve burada olmaya değecek. 1, 2 veya 10 yıl sürse de bu olacak.”

Bill Stone

Peki biz niye okuduk Bill’in hikayesini? Bak elalem neler yapıyor demek için mi? Kesinlikle değil! Hatırlar mısınız bu sayfada yazdığım ilk yazılardan birinde “Yaşlılık Ayrımcılığı”ndan bahsetmiştik. Toplumun yaşlılara yönelik “evinde oturmalı”, “yük oluyor”, “yavaşlığıyla bizi zorluyor” gibi önyargılardan bahsetmiştik. Yaşlı bireylerin de hayata dair amaçlarının kalmamasından, artık yeni hedefler için çok geç olduğunu düşünmelerinden, “”ee artık biz yaşlandık” demelerinden bahsetmiştik.

30’larıma günler kala ben de acaba neler için geç kaldım, yaşım ilerledi diye düşünürken çıktı karşıma Bill. Onun sayesinde görüyorum değil 30’larında 60’larında hatta 70’lerinde bir birey bile yeni adımlar atmak, hedefler koymak, azimle o hedefe doğru ilerlemek için yeterince yaşlı değil.

Sahi nedir yaşlanmak? İnsan 65’i tamamladığı gün mü yaşlanmış olur? Bill’e bakınca bu sorunun cevabını vermekte zorlanıyorum. Biliyorum birden bire tüm toplumun ön yargısını ve yaşa, yaşlanmaya bakış açısını değiştirmek zor. Ama ön yargının bu dik duvarlarının ardında Bill gibi insanlar olduğunu yavaş yavaş görmeye başlamamız gerekiyor.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑